KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/142 E., 2020/1470 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıdan alacağı olduğunu, bu alacak için icra takibi yapıldığını, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takip konusu senedin zamanaşımına uğradığını, ortada kesin bir hesap olmadığını, alacağın ihtilaflı olduğunu, davacının talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının kaynağının zamanaşımına uğramış bono olduğu, bunun yazılı delil başlangıcı kabul edilmesi gerektiği, asıl ilişki için davacı tarafından beyanda bulunulmadığı,
davalı ise kendisinin arsa sahibi, davacının ise yüklenici olduğunu, dava dışı senet borçlusu Doğrular Şirketinden inşaatta kullanılmak üzere boru aldıklarını, bedelini ödediklerini, ödemeleri karşılığı boruların tamamını alamadıklarını, alamadıkları boruların bedelini peşin ödediklerinden bu bedele karşılık Doğrular Şirketinden takip konusu senedi aldıklarını, davacı ile hesaplaşmaları sırasında senedi tahsil edip borçlarından düşmeleri için davacıya ciro ettiklerini bildirdiği, davalının davacıya olan borçlarına karşılık dava konusu senet nedeni ile olan alacağını davacıya temlik ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/142, K. 2020/1470, 4 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama