KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/1594 E., 2020/2895 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müflisin keşide ettiği ve müvekkilinin yetkili hamil olduğu üç adet çek bedelinin süresinde ödenmediğini, müflis aleyhine icra takiplerine geçildiğini, takiplerin kesinleştiğini, iflasın açılmasından sonra iflas masasına bildirilen alacağın iflas dairesince reddedildiğini, red kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, 999.090,35 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bir alacağın sıra cetveline kayıt ve kabul edilebilmesi için, alacağın varlığının kesin ve birbirlerini doğrulayan belgelerle teyit edilmesi ve temel ilişkinin ispat edilmesi gerektiğini, çekin her zaman düzenlenebilecek belgelerden olduğunu, tek başına alacağın varlığının kabulü için yeterli olmadığını, gerçek alacaklarla yaratılmış alacakların birbirinden ayrılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 18.04.2016 tarihli ve 2015/8629 E. - 2016/2436 K. sayılı ilamıyla, itiraza uğrayan sıra cetvelinin en son 24.12.2010 tarihinde ilân edilmiş olduğu, dosya kapsamından davacının tebligat için masraf yatırmadığı, davanın ise 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra 14.01.2011 tarihinde açıldığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartının noksanlığı bulunduğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda dava şartı yokluğundan HMK’nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/1594, K. 2020/2895, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama