KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2143 E., 2020/2781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete özel güvenlik ve koruma hizmetleri verdiğini, bu hizmetler karşılığında düzenlenen faturaların ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre, davacı alt işverenin sözleşmenin 15. maddesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda davalının asıl işveren sıfatıyla işçilere karşı sorumluğu söz konusu olacağından davalının fatura bedelini ödememesinin haklı sebebe dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince sözleşmenin bitiş tarihinden sonra sözleşme dönemine ilişkin olduğu iddia edilen alacağın tahsili için icra takibi başlatılmadan önce davacı yüklenici firmanın sözleşme gereğince üzerine düşen edimlerini tam olarak yerine getirdiğine dair belgeleri dosya ibraz etmesi gerekirken ibraz etmediği,
davacının üzerine düşen edimlerini yerine getirmeden davalı taraftan alacak iddiasında bulunması ve davalı tarafın buna ilişkin edimini yerine getirilmesini talep etmesi borçlar hukukunun sözleşme hükümlerine ve iş hukukuna dair ilgili hükümlere uygun düşmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2143, K. 2020/2781, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama