KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2286 E., 2020/3149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı borçludan olan alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, dava dışı borçlunun maaşına haciz konulduğunu, borçlunun maaşında ilk haczin davalının haczi olduğunu, ancak davalının alacağının muvazaalı olduğundan bahisle, yapılan maaş kesintisinin müvekkilinin alacaklı olduğu dosyaya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 23.12.2015 tarihli ilamıyla, borçlunun çalıştığı kurum tarafından yapılan sıralamanın sıra cetveli sayılmayacağından bahisle ispat yükünün davalıda olmadığı ve uyuşmazlığın genel ilkelere göre çözümlenmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; borçlu hakkında davalı tarafça yapılan kambiyo senedine dayalı takipte takip talebinin yapıldığı gün borçlunun icra dairesine gelerek borcu kabul etmesi ve maaş haczi için müzekkere yazılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı,
davalının alacağını dayandırdığı temliknamenin icra dosyasındaki takibe konu senetlerin tarih ve miktarları da örtüşmediği böylece davacı tarafın muvazaa iddiasını ispat ettiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2286, K. 2020/3149, 21 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama