KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2338 E., 2020/2756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esasdan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı, genel kurul toplantısının bakanlık temsilcisi yokluğunda yapıldığını, toplantı da muhalefet kaldığı konularda şerh düşülmediğini, itiraz dilekçesinin alındığı; ancak tutanağa eklenmediğini, tutanağın sonunda ise şerh dilekçesinin kabul edilmediğinin yazılarak çelişki oluşturulduğunu,denetim raporunun tek kişi tarafından hazırlandığını, bütçe oylamasında çoğunluğun sağlanamadığını ileri sürerek 12.06.2012 tarihli genel kurulun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; genel kurul toplantısının Bakanlık temsilcisi olmadan yapıldığı, davalı tarafından bu durumun mahalli idare amirine bildirdiğine ilişkin yazılı belge sunulmadığı, alınan kararların yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi tarafından; genel kurul toplantısına Bakanlık temsilcisinin gelmediği, durumun mahalli amire bildirilmediği, yapılan genel kurul toplantısının mutlak butlan ile malül olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2338, K. 2020/2756, 14 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama