KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2344 E., 2020/2087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asıl ... ve vekili Avukat ... geldi, davalı vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı kooperatifin 17.05.2015 tarihinde yapmış olduğu genel kurul toplantısında alınan kararların ve usulsüz tutulan toplantı tutanağının kooperatif ortaklarının haklarını ihlal ettiğinden yasal mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, haksız davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin 187 ortağından, 39 ortağın asaleten, 15 ortağın temsilen olmak üzere 54 ortağın toplantıya katılmış olduğu, red oyu kullanan davacının muhalefet şerhinin de toplantı tutanağının sonuna eklenmiş olduğu, gündemin 5. maddesine gelindiğinde salonda 40 kişinin kaldığı, daha sonra 35'e düştüğü, haliyle bu sayıların asgari toplantı yeter sayısının (47'den aşağı düşmüş) altında kaldığı, yani toplantıya devam etmek ve karar almak imkanının kalmadığı,
bu durumda, toplantı yeter sayısı olmadan görüşülen gündemin 5, 6, 7 ve 8 maddelerinin Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak karar bağlandığı, mutlak butlanla batıl olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karara yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarihli ve 2017/535-519 E, K sayılı kararı ile esastan reddolunmuştur.
Bu kez, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2344, K. 2020/2087, 16 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama