KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2567 E., 2020/3530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki iflas davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirketin yeni üretim projeleri için kaynak ayrılması, bazı müşterilerin ödeme güçlüğü içinde olması gibi sebeplerle borca batık duruma düştüğünü, sermayenin 500.000,00 TL’den 3.000.000,00 TL’ye çıkarıldığını, borcu biten taşınmazların satılacağını, yeni ürünlerle piyasaya girileceğini ileri sürülerek, müvekkili hakkında iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahiller davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine dair verilen kararın bir kısım müdahiller tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 2012/2002 E., 2012/4056 K. sayılı ilamı ile iyileştirme projesinde yer alan taahhütlerin yerine getirip getirimediğinin yeterince araştırılmadığı belirtilerek bozulmuştur. Bozma ilamına uyyularak yapılan yargılama sonucu, davacı şirketin borca batık durumda bulunduğu, iyileştirme projesinin somut, ciddi ve inandırıcı delillere dayanmadığı, işletme sermayesinin borca batıklıktan çıkmayı sağlamaya elverişli olmadığı, bu yolda ortakların da şirkete gerekli sermaye desteğini sağlayamadıkları, şirketin muhasebesinin de düzenli olmadığı, güven vermediği gerekçesi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2567, K. 2020/3530, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama