İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/2602 K.2019/5472

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine…

Esas2017/2602Karar2019/5472Tarih19 Aralık 2019Okuma5 dk · 981 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2017/2602 E., 2019/5472 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Aralık 2019
Mahkemesi
... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

981 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı kooperatif vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunu ve katılım payı olarak adına kayıtlı taşınmazın üzerindeki tüm tasarruf haklarını 27.05.1991 tarihli noter belgesi ile davalıya devrettiğini, davalının bu taşınmazı üzerine geçirdiğini, ancak müvekkilinin davalı kooperatif tarafından 12.04.1993 gün 9 sayılı kararla üyelikten çıkarıldığını bu karara karşı açılan davanın reddedilip müvekkilinin üyelik sıfatını kaybettiğini, bu nedenle müvekkilinin katılım payı olarak davalıya verdiği ev nedeniyle davalının haksız zenginleştiğini ve iktisabının sebepsiz kaldığını ileri sürerek,

davalı adına olan tescilin terkini ile müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç değerinden fazlaya ilişkin hakkı saklı kalarak üzerine şimdilik 6.001,00 TL'nin faizi ile davalıdan tahsiline, davalının haksız müdahalesinin men'i ile ecrimisil olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.001,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca dava konusu taşınmazın 1992 yılında müvekkiline satıldığını, katılım bedelinin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiş, Yargıtay Yüksek 11. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2008 gün 2006/14211-2008/1459 sayılı kararıyla yerel mahkeme hükmü bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak bilirkişi kurulundan rapor ve ek raporlar alınmış ve yapılan yargılama sonunda davacının, üyesi olduğu kooperatiften ihraç edildiği,

ihraç kararının iptali için açılan davanın mahkemece reddedilip, kararın Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiği ve davacının ortaklık hakkını kaybettiği, davacının, üyelik katılım bedeli olarak davalıya verildiğini iddia ettiği taşınmazın bedelinin davalı kooperatif tarafından, banka havalesi ile 13.01.1995 tarihinde davacıya ödediği ve yapılan işlemin satım olduğu ve davacının davalı kooperatiften bir alacağının kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz’in 2011/1996 E., 2011/2442 K. sayılı ilamı ile önceki bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediği, taşınmazın davalı kooperatifçe satın alındığı tarih itibari ile bu taşınmazın rayiç bedelinin kooperatif kasasından çıkıp davacının üyelik hesabına geçirilip geçirilmediği veya davacıya ödenip ödenmediği hususlarında araştırma yapılmadığı gibi, davalı kooperatifçe çıkma payının davacının banka hesabına

aktarıldığı savunulmuş ise de bu konuda banka kayıtları üzerinde inceleme yapılıp, paranın yatırılıp yatırılmadığı ve davacıya ödenip ödenmediği de tespit edilmediği, öncelikle üyelik statüsünün ne şekilde kazanıldığının belirlenmesi gerektiği, gerekçesi ile bozulmuştur.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu taşınmaz satış bedelinin 12.11.1991 tarihinde kooperatif kasasından çıktığına dair delil olmadığı, 13.01.1995 tarihinde davacı hesabına çıkma payının yatırıldığına dair dekont sunulmuş ise de bu bedelin yatırıldığına ilişkin kayıt olmadığı gibi, para borcunun götürülecek borç olması nedeni ile davacıya götürülmediği, bu ödemenin dikkate alınamayacağı, kooperatifin ayni sermaye kabul etme yetkisi olmadığı,

davacının talep edebileceği tazminat miktarının 23.408,00 TL olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 6.0001,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1992/1801 Esas sayılı dosyasındaki ihtarname ile kesinleşen ...

2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1993/726 Esas sayılı ihtarnamelerde belirtilen alacak tutarlarından anlaşıldığı üzere davacının aidat ödeyen bir üye olduğu ilk ihtarnamede aidat borcunun daha yüksek olmasına rağmen yaptığı ödemelerle aidat borcunun azaldığı bir başka deyişle peşin ödemeli bir ortak olmadığı davacının kooperatife 14.06.1982 yılında girmesine karşılık taşınmaz devrini 12.11.1991 tarihinde ve 2.000.000 TL (eski TL) bedelli olarak satış yaptığı dolayısıyla bu taşınmazın gerek bedeli gerekse davacının kooperatife olan borçları gerekse tapuda satış işlemi olarak yapılmış olması dikkate alındığında davacının peşin ödemeli ortak

olarak taşınmazını aidat borçlarına karşılık ayni sermaye olarak kooperatife verdiğinin kabulü mümkün değildir.

Kaldı ki, mahkememiz bozma ilamında belirtildiği üzere taşınmaz ayni sermaye olarak konulmuş olsa dahi istifa veya ihraç halinde ortaklıktan kaynaklanan haklar aynen değil 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesine göre ''Ayrıldığı yılın bilançosunu takip eden 1 ay içerisinde nakten ödenir.

Nitekim Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu ana sözleşmede gösterilir. Bu haklar yedek akçeler hariç olmak üzere ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.

Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.'' hükmü yer almaktadır. Dosyada mevcut davalı kooperatife ait ''Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Ana Sözleşmesi'''nin 15. maddesi ''Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içerisinde geri verilir.

Ortaklığı sona erenlerin alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar'' hükmünü içermektedir.

Gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17. Maddesi gerekse Kooperatif Anasözleşmesi'nin 15. Maddesi göz önünde bulundurulduğunda hakkında ihraç kararı kesinleşen davacı üyenin alacak hakları ayrıldığı yılı takip eden bilançonun tasdik tarihinden itibaren 1 ay içerisinde muaccel olacaktır.

Bu kapsamda davacının ihraç kararı 18.10.1994 tarihinde kesinleşmiş olup 1994 yılı genel kurulu yapılmadan 09.01.1995 tarihinde kooperatif yönetim kurulunca alınan 23. sıra nolu kararda toplam 43.363.000 TL'nin (eski TL) masraflar düşülmeden davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bu şekilde bir karar alınmamış olsa dahi en geç 1995 yılı itibariyle 1994 yılı bilançosu yasa ve anasözleşme gereğince kesinleşeceğinden 15.12.2005 tarihinde açılan dava 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmıştır. Nitekim davalı kooperatif vekili dava dilekçesinin 13.12.2015 tarihinden tebliğ üzerine 24.01.2006 tarihinde dilekçeler aşamasında verdiği cevap dilekçesinde

süresinde davacının kooperatif ortaklığından ihracı nedeniyle doğan alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunma olarak ileri sürerek zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bu nedenlerle süresinde ileri sürülen zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmek gerekirken, aksine düşüncelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin karar usul ve yasaya aykırı olup bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2602, K. 2019/5472, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/2602
Karar No
2019/5472
Tarih
19 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/2615 K.2019/7549
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2616 K.2019/1330
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2017/2620 K.2019/6020
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/2621 K.2019/11730
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/2621 K.2019/6058
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2017/2623 K.2019/11728

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.