KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/2804 E., 2020/3559 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2020
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıya ait taşınmazın satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen davalının takibinin senede dayalı olduğunu, dava dışı borçlu ile davalı arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, davalı alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalıya ayrılan payın müvekkili dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takibinin ve takibe dayanak senedin düzenlenme tarihinin davacı takibinden ve senedinin düzenlenme tarihinden önce olduğunu, alacağın gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının takip tarihinin, davacının başlattığı takip tarihinden önce olduğundan davalının danışıklı işlemde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince davalının icra takibine dayanak gösterilen senet miktarınca borçludan alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği, bu konuda takibe dayanak senedin dışında herhangi bir belge sunmadığı, davalının davasını ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan davacı alacağının ödenmesine, artanın davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle davacı ile dava dışı borçlu arasındaki ticari ilişkinin davalının takip tarihinden ve senedin düzenlenme tarihinden daha önce var olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/2804, K. 2020/3559, 11 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama