KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/3053 E., 2018/3368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2018
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
... Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, düzenlenen 18.04.2014 tarihli sıra cetvelinde davalı alacağının muvazaalı olduğunu, dava dışı borçlunun müvekkilinin alacağını almasına engel olmak amacıyla karşılıksız bono düzenleme suretiyle davalıya vermiş olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin alacağının gerçek alacak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı savunmasının borçlu... nakit para verildiği ve karşılığında çeklerin alındığı ve çeklerin ödenmemesi üzerine takibe dayanak edilen bononun alındığına ilişkin olduğu ancak ibraz edilen 21 adet çekin keşide tarihlerinin 9. sırada yazılı 1 adet 30.09.2013 tarihli çek hariç tümünün takip tarihinden sonra olduğu, davalı yanca 09.10.2013 tarihinde takibe girişildiği, dolayısıyla ibraz olunan çeklerin keşide tarihleri gözetildiğinde, bu çeklere karşılık bono verildiği yönündeki savunmanın dayanaksız kaldığı,
çeklerin takipten ve bono tanzim tarihinden sonra sadece bu davaya delil yaratmak amacıyla borçlu ... tarafından düzenlenip, davalı ... ve onun yetkilisi olduğu şirkete verildiği kanaatinin oluştuğu, o halde davalının sadece bonoya dayalı olarak alacaklı olduğunu iddia etmesinin olanaksız olup, alacağı gerçek borç ilişkisine dayandığını ispat edemediği, zira ticari defterlerde de ticari ilişkiye dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalı alacağının muvaaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece eda hükmü kurulması gerekirken, icra mahkemesinde olduğu gibi iptal kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/3053, K. 2018/3368, 28 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama