KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/390 E., 2018/2084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde müdahil T. İş Bankası A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin organik gıda üretim ve işleme alanında faaliyet gösterdiğini, şirket merkezinin ...'da olup ayrıca ..., ... ve ...'de de şubelerinin olduğunu, ürünlerin yurt dışında ihraç edildiğini, ancak düşük fiyatla piyasaya mal süren ... ve ... faktörleri nedeniyle ihracat gelirlerinde düşüş yaşandığını, şirketin nakit sıkıntısına girdiğini, mali durumunun bozulduğunu, borca batık hale geldiğini, hazırladıkları iyileştirme projesiyle borca batıklıktan çıkıp mali durumunun düzelebileceğini ileri sürerek, bir yıl süreyle iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Müdahiller vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 28.12.2010 tarihli kararın bir kısım müdahiller vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 13.10.2011 tarih ve 2011/455 E., 2011/1040 K. sayılı ilamıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, karar düzeltme istemi de süre yönünden reddedilmiş,mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi ve kayyım raporları ve tüm dosya kapsamından; davacı şirketin aktiflerinin piyasa rayiç fiyatları gözetilerek belirlendiği, şirketin borca batık durumda olduğu ancak sunulan iyileştirme projesi kapsamından borca batıklıktan kurtulabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile iflasın 21.04.2016 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile ertelenmesiene karar verilmiştir.
Kararı, Müdahil İş Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.Davacı şirket, 28.12.2010 tarihinde verilen tedbir kararı ile iflas erteleme müessesesinin faydalarından yararlanmaya başlamış olup, İİK'nın 179/b-4 maddesi uyarınca toplam uzatma süreleri 4 yılı geçemez. İlk iflas erteleme süresi nazara alınırsa bu süre toplamda 5 yıldır. Tedbir kararının verildiği tarih ile iflas erteleme kararının verildiği tarihler arasında 5 yıllık süre dolmuştur.
Dava dosyasında mevcut son tarihli kayyım raporları da göz önünde alındığında gelinen sürece rağmen davacı şirketin borca batıklık halinin devam ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/390, K. 2018/2084, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama