KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/393 E., 2017/534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatifin münfesih sayıldığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; kooperatifin genel kurul toplantılarını 2004 yılından bu yana yapmadığından kanuni organlarını teşekkül ettiremediğinin saptandığını, ... Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün inceleme raporunda kooperatifin kurulduğu tarihten itibaren herhangi bir faaliyette bulunmadığı gibi bu tarihten sonrada herhangi bir çalışma yapamayacağının tespit edildiğini, kooperatif ortakları, kooperatiflerinin uzun zamandan beri faaliyette bulunmadığını ve bundan sonrada faaliyette bulunmayacağı inancının yaygın olduğunu beyan ettiklerini ve fesih edilmesi talebinde bulunduklarını ileri sürerek, davalı kooperatifin kendiliğinden münfesih sayıldığının tespiti ile kooperatife tasfiye heyeti atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevapta bulunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin genel kurul toplantılarını 2004 tarihinden bu yana yapmadığı, kooperatifin kendiliğinden dağılma şartlarını taşıdığı gerekçesiyle, davalı S.S. ... ve ... Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nin kendiliğinden münfesih sayıldığının tespiti ile kooperatife SMMM ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına, davacı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, masrafların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatifin münfesih sayıldığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı kooperatif genel kurul toplantılarını yapmayarak davanın açılmasına neden olduğuna göre, davacı yararına vekalet ücretine ve yargılama masraflarının davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/393, K. 2017/534, 22 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama