KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2017/718 E., 2020/3756 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kesin teminat mektubunun hükümsüzlüğü ve iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında " Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi" imzaladığını, müvekkili tarafından sözleşme konusu için her türlü ayıptan ari olarak ifa edildiğini, taahhüdün 01.12.2012 tarihi itibariyle sona erdiğini, kesin teminat mektubunun iadesi için SGK tarafından düzenlenen ilişiksiz belgesinin sunulduğunu, iş mahkemesinde açılan davalar yönünden müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek, kesin teminat mektubunun hükümsüzlüğüne ve iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı firmanın çalıştırdığı işçilere ilişkin tüm sorumluluğun davacı şirkete ait olduğunu, davacı yüklenicide çalışmakta iken işten çıkarılan işçiler tarafından işçilik alacaklarına yönelik iş mahkemesi nezdinde davalar açıldığını, bu davalar nedeniyle ödenecek miktarın ileride açılacak rücu davalarına konu teşkil edeceğini ve bu nedenle teminat mektubunun iade edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin işe iadesine karar verildiği, bu davalara davacının da taraf olduğu, işe iadenin yerine getirilmemesi halinde davalının maddi yönden sorumlu kalacağı, sözleşme ve şartname hükümleri çerçevesinde kesin teminatın iadesi için taahhüdün sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmiş olmasının tek başına yeterli olmadığı, yüklenicinin bu iş sebebiyle idareye herhangi bir borcunun olmadığının da tespitinin gerektiği, dolayısıyla iade koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2017/718, K. 2020/3756, 23 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama