İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/1047 K.2020/4272

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2018/1047Karar2020/4272Tarih14 Aralık 2020Okuma4 dk · 707 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2018/1047 E., 2020/4272 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

707 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacılar vekili, takibin dayanağı olan kredi sözleşmesindeki kefalet miktarının imza anında belirtilmemiş olduğundan kefil sıfatına haiz davacılar açısından sözleşmenin geçersiz olduğunu, davalının yetkisini aşarak 10.000.000.000,00 TL olan kredi limitini 45.000.000.000,00 TL olarak sonra da irade hilafına aykırı şeklinde doldurduğunu, esaslı unsurlardaki tahrifat nedeni ile kredi sözleşmesi geçersiz hale geldiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde,

ana para açısından azami kredi limiti olan 10.000.000.000 TL'nin yarısı oranında kredi kullandırılabileceğinden takibin 5.000.000.00 TL kısmı dışındaki bölümünün ve faiz oranının fahiş olduğunu, tahrifatın açıklığına rağmen 45.000.000.00 TL kredi limitinin geçerli olacağına hükmederse A4-2.

Maddesi uyarınca anaparanın 22.500.000.00 TL olacağı göz önüne alınarak takibin 33.500.000.000 TL'lik kısmı ile faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürerek, davacıların fahiş ana para ve faiz talepleri açısından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, taraflar arasında Mihalıççık İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan takibin iptali konulu bir davanın görülmesi sebebiyle dava şartlarının bulunmadığını, davaya konu Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesinin ilam niteliğinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.03.2016 tarihli 2015/9527 Esas, 2016/1569 Karar sayılı ilamı ile; sözleşmedeki temlik kaydı ve özellikle kredi genel sözleşmesi 22. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davalı kooperatifin davacılar aleyhine takip başlatmakta haklı olup olmadığı ve anılan sözleşme uyarınca Ziraat Bankası tarafından davalı kooperatif hesabından herhangi bir kesinti veya tahsilat yapılıp yapılmadığının araştırılarak banka tarafından böyle bir kesinti veya tahsilat yapılması halinde kooperatifçe icra takibine geçilebileceği,

aksi halde ise kooperatifin takip başlatıp başlatamayacağı konuları üzerinde durularak, sonucuna göre husumetin doğru tayin edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına, bozma nedenine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı kooperatifin takip başlatmakta haklı olduğu, bankaya herhangi bir borcun temlik edilmediği ve icra takibi yapma konusunda bankanın yetkisinin bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dava dışı borçlu ve davacı kefiller ile davalı kooperatif arasında, 17.02.2004 tarihinde Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesi imzalanmış, davacı kefiller kredi sözleşmesindeki kefalet miktarının imza anında belirtilmediği sonradan doldurulduğunu, sözleşmenin kendileri açısından geçersiz olduğunu yargılama sırasında savunmuşlardır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 583/1. maddesi “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermektedir.

Yine mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi, “Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır.” hükmünü içermekte ve buna göre, kefaletin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın belirtilmesi gerekmektedir. Yazılı şekil şartının sebebi kefilin sorumlu olduğu miktarı bilerek kefalet senedini imzalamasıdır.

Dava konusu kredi ile ilgili ceza mahkemesince yargılama yapılmış sözleşmenin düzenlenme tarihinde kredi miktarının yazılmayarak boş bırakıldığı boş bırakılan kısmın daha sonradan doldurularak açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun işlendiği ve verilen cezanın kesinleştiği anlaşılmıştır. Maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.

Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde kefalet miktarının kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte boş olduğu bu kısmın sonradan düzenlendiği ceza mahkemesi dosyası ile sabit olduğundan TBK’nun 583. maddesi ve mülga BK’nun 484 maddesinde kredi sözleşmelerinde kefalet miktarının yazılı olması geçerlilik şartı olması nedeniyle davacıların terditli taleplerinden ilki olan bahse konu kredi sözleşmesi nedeniyle borçlarının bulunmadığının tespitine yönünde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacılara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/1047, K. 2020/4272, 14 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1047
Karar No
2020/4272
Tarih
14 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/1051 K.2020/4023
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/1056 K.2020/19480
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/1057 K.2020/19470
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/1060 K.2020/19450
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2018/1062 K.2020/19448
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/1065 K.2020/4014

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.