KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2018/1116 E., 2020/4450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2020
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden konusu malzeme karşılığı gayrimenkul devri olan bir protokol akdedildiğini, davacının protokol gereği mermer-travertenleri davalı şirkete teslim ettiğini, ancak sözleşme konusunun davalı tarafından ifa edilmediğini alacağın tahsili amacıyla genel iflas yoluyla icra takibi yapıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu öne sürerek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirketten protokol konusu gayrimenkulü devraldığını öne sürerek davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince, taşınmazın mevcut hali ile 170.000 USD olarak hesaplandığı, taşınmazın natamam olarak belirlenen değerinin dahi taraflarca ticari defterlerde gösterilen 105.000,00 TL’lik değerden fazla oluşu, davacı tarafın davalıdan olan alacağının taşınmazın tespit edilen değerinden daha az oluşu, davacı tarafça taşınmazın ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin alınmış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından, taşınmazın tapudan davacı adına kayıt ve tescil edildiği, her ne kadar davacı natamam olduğunu ileri sürmüşse de, davacının dava dilekçesinde eksik teslim nedeniyle yapmak zorunda kalacağı masraflar ile mahrum kaldığı kira bedellerini, cezai şartı talep etmediği, davalının bakiye borcunun ticari defterlerine göre 106.696,43 TL gözüktüğü, taşınmazın değerinin 105.000,00 TL olduğu, tarafların birbirinden borç ve alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/1116, K. 2020/4450, 22 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama