KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2018/842 E., 2020/4268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; davalı hakkında zimmetine geçirdiği para, mal ve senetler diğer alacaklar nedeni ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili; kooperatif zararından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi raporlarına göre davalının ortaklara borç yazılarak zimmetine geçirmiş olduğu tutarın 20.023,83 TL olduğu, sattığı motorin nedeniyle de kooperatife ödemesi gereken tutarın 17.813,07-TL olduğu hesap edildiği, davacı kooperatiften davalının ödeme yaptığı 36.828,06 TL bedelin başkaca kişilerden geçirdiği zimmete ilişkin ödemeler olduğu, dava konusu kapsamında yapılan ödemeler olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kooperatif çalışanın sorumluluğu nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmaktadır. Davaya İş Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakılmış olması doğru görülmemiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve müfettiş raporlarıyla yetinilmesi dava konusu olayı aydınlatmaya yeterli görülmemiştir. Sorumluluğa konu eylemler ile ilgili ceza soruşturması olduğu davalı hakkında zimmete iştirak ve dolandırıcılık suçlarından soruşturma yürütüldüğü anlaşılmaktadır. Hukuk hakimi ceza dosyasındaki subutla bağlıdır.
Bu soruşturma ile ilgili kamu davası açılmış ise dosyanın getirtilerek bu kapsamda rapor alınmışsa bu dava dosyasında alınan rapor ile çelişki bulunması durumunda çelişkinin giderilmesi, gerekirse ceza dosyasının bekletici mesele yapılması, davalının iddia edilen zarara sebebiyet verip vermediği, vermişse bu zararların davalının görevde olduğu süre içinde olup olmadığı bir bütün halinde değerlendirilerek rapor tanzim ettirilip, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Bozma nedenine göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2018/842, K. 2020/4268, 14 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama