KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/1607 E., 2020/2627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili kurum ile davalı şirket arasında temizlik hizmeti alımı sözleşmesi imzalandığını, yapılacak iş kapsamında davalı şirket bünyesinde çalışırken iş akdi feshedilen dava dışı işçiler tarafından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsili talebiyle açılan iş davalarının işçilerin lehine sonuçlandığını, mahkeme kararlarının icra takibine konulması üzerine müvekkili tarafından icra dosyalarına ödemeler yapıldığını, dava dışı işçilerin işçilik haklarından davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 167.371,21 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı işçilerin tümünün müvekkili firma bünyesinde sadece bir ay çalıştığını, yerleşik Yargıtay kararlarına göre yüklenici firmaların çalıştırdıkları işçilerden kendi dönemleri ile sınırlı olmak kaydı ile sorumlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. H.D.
05.02.2018 tarih, 2016/23212 esas, 2018/1163 karar sayılı ilamı davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağına konu ödediği işçilik haklarından doğan bedelden, davalı şirketin dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olacağı, ihbar tazminatı yönünden ise son işveren olarak tamamından sorumlu olduğu gözetilerek davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalının sorumlu olduğu 22.685,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Davalı yüklenici de İş Mahkemesi dosyasında taraf olduğundan davacının rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi mümkündür. Mahkemece ilk kararda icra dosyalarına yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiş bu husus bozma sebebi yapılmadığı halde bozma sonrası verilen kararda kazanılmış hakkı bertaraf edecek şekilde alacaklara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi yanlış olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/1607, K. 2020/2627, 7 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama