KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/1680 E., 2019/2934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Asıl ve birleşen davada davacı vekilince açılan, bağımsız bölüm teslimi mümkün olmaz ise bedelinin tahsili ve ihraç kararının iptali davaları sonucunda mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup, verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yerel mahkeme kararının, birleşen dava yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, Dairemiz kararına karşı, asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacı ortak tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan bağımsız bölüm teslimi mümkün olmaz ise bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları ile ...
Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/82 Esas sayılı dosyasından tanzim edilen bilirkişi raporları dikkate alındığında; davacının davalı kooperatife yaptığı ödemelerinin gerçek olup olmadığı, gerçek olduklarının kabulü halinde toplam ödeme miktarının ne kadar olduğu ile hisse bedelini karşılayıp karşılamadığı ve aynı miktarda ödemesi olan diğer ortaklara, eşitlik ilkesi gereğince, tahsis yapılıp yapılmadığı hususlarında tereddüt oluştuğundan asıl davada hükmün, tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenip,
belirtilen hususları açıklamak ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri gidermek üzere konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi, ayrıca birleşen davada ihraç kararının iptaline ilişkin talep hakkında verilen kararın da hüküm kurulurken dikkate alınması gerektiği belirtilerek bozulması gerekirken, sehven Dairemizin 30.01.2019 tarihli, 2016/6548 Esas ve 2019/226 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmış olmakla, asıl davaya ilişkin onama ilamının kaldırılarak asıl davada hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/1680, K. 2019/2934, 24 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama