KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/2408 E., 2020/3297 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki konkordato davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, aralarında organik bağ bulunan ve grup şirket durumunda olan davacı şirketlerin borca batık durumda olduklarını ancak tanınacak mühlet içerisinde ve uygulanacak proje kapsamında mevcut borçlarını ödeyebilecek duruma geleceklerini ileri sürerek, konkordato istemlerinin kabulü ile 3 ay geçici mühlet verilmesini talep ve dava etmiştir.
lk derece mahkemesince, davacı şirketlerin geçici mühlet kararından bu yana ön projedeki proforma satış tablosu karlılığına ulaşılamadığı gibi zararın da giderek arttığı, sürecin borçluların aleyhine işlediği, borçların ödenebilecek durumda olmadığı, yabancı sermaye girişine ilişkin de herhangi bir çalışma ortaya konulamadığı gerekçesiyle, talebin reddi ile davacı şirketlerin iflaslarının açılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından, gerçek anlamda bir borç azalmasının bulunmadığı ve davacı şirketlerin borca batıklıktan çıktığına dair dosyaya somut belge sunulmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle İİK’nın 292. maddesi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için borca batıklık şartının aranmasının gerekmemesine göre, davacılar vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/2408, K. 2020/3297, 27 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama