KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/2442 E., 2019/3854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirket müdür ve ortaklarının davalıya ait villada konakladığını ancak bedelini ödemediğini, bedelin tahsili amacıyla kendilerine gönderilen faturaya itiraz edilmediğini, bu faturaya dayalı olarak icra takibi yaptıklarını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek haksız itirazlarının iptali ile alacağın %40’ı oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirkete borçlarının bulunmadığını öne sürerek davanın reddini dilemiş ve davacı taraf aleyhine alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki çekişmenin mahkemenin başka bir dosyasının çözümlenmesine bağlı olduğu, o dosya ile yapılan yargılama sonucunda davalı şirket temsilcilerinin kaldığı taşınmazın davalı şirketin kullanımında olduğu yönünde karar verildiği gerekçesiyle davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında davaya konu villanın zilyetliğinin tespiti yönünde açılan davanın derdest olduğu, henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla bu dava, zilyetliğin tespiti noktasında çözümleneceğinden zilyetliğin tespitine ilişkin davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/2442, K. 2019/3854, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama