KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/462 E., 2019/3679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili , müvekkili bankanın davalı borçlu aleyhine başlattığı takip neticesinde yapılan maaş haczinde davalı ...’ın birinci sırada olduğunu, davalılar arasında muvaazalı bir bono düzenlendiğini ileri sürerek 1.sırada yer alan dosyanın iptalini müvekkili banka alacağına ilişkin dosyanın 1. sıraya alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 04.07.2018 tarihli, 2018/943 Esas, 2018/3964 Karar sayılı ilamı ile ''Sıra cetveline itiraz davalarında davalı alacağının gerçek olduğunu isbat etmek zorunda olmasına rağmen, maaş hacizlerinde üst sıralarda bulunan alacaklar aleyhine açılan davalar genel muvazaa mahiyetinde olup bu davalarda genel isbat kuralları geçerlidir. Somut olayda mahkemece usulüne uygun düzenlenmiş bir sıra cetveli olmamasına rağmen davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle isbat yükünün davacı yerine, davalıya yüklenerek sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; bozma ilamında belirtilen gerekçeler ile davada ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının iddiasını ispat edemediği, bu aşamadan sonra yeni delil de sunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/462, K. 2019/3679, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama