KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2019/713 E., 2020/1021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkkilinin davalı ile güvenlik hizmeti sözleşmesi yaptığını, davalının işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında kurumun uğramış olduğu maddi zararın tazmini müvekkil şirketten talep ettiğini, bu nedenle borçlu olmadığının tespitini, davalı ise açmış olduğu karşı davasında kurumlarında gerçekleşen hırsızlık olayının sözleşme hükümlerine göre karşı tarafın denetim eksikliğinden kaynaklandığını belirterek maddi zararı talep ve dava etmişlerdir.
Davalı ve karşı davalı vekilleri, açılan davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşme gereği davacının trafo merkezinin güvenliğini üstlendiğini, hırsızlık olayının davacı karşı davalının koruma sınırları içerisinde yer aldığı ve görevini gereği gibi yerine getiremediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karşı dava yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporu kusur tespiti yönünden yeterli değildir.
Bu nedenle mahkemece aralarında 2 özel güvenlik uzmanı ile 1 elektrik mühendisinin yer aldığı yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak bu heyetten tazminatın dayanağını oluşturan hırsızlık olayında hangi tarafın ne şekilde önlem aldığı, sorumlu tutuldukları alan, iş sahasına gün içerisinde girip çıkan işçilerin ve taşıtların listesinin tutulup tutulmadığı, aydınlatmanın yeterli olup olmadığı,
aydınlatma yetersizliği konusunda davacının davalı şirkete bir başvurusunun olup olmadığı devam eden savcılık dosyası da gözönüne alınarak tarafların kusur oranlarını belirleyen bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2) Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/713, K. 2020/1021, 17 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama