KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2020/889 E., 2020/3291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2020
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Avukat ... ve Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki 01.09.2008 tarihli hizmet alım sözleşmesi gereğince müvekkilinin edimini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı tarafça bir kısım hak edişlerin ödenmemesi ve 06.03.2009 tarihinde sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle açtıkları kısmi davanın kabul edildiğini, bu davada davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olduğunu, hak edilen istihkak alacağının tahsili için işbu davanın açılmasının zaruri olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.841.393,36 TL'nin doğduğu tarihten işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin haklı şekilde feshedildiğini, açılan ilk davanın kabulünün hukuka aykırı olduğunu, bu dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacı yanca açılmış olan kısmi davanın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, kesinleşen karar nedeniyle davacının bakiye 1.841.393,36 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.841.393,36 TL'nin dava tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince, kısmi davada işbu davada öne sürülen savunma sebepleri ve istinafa konu edilen hususların incelenip karara bağlandığı, bilirkişi raporuna yapılan itirazların reddedildiği, alacak miktarının açıkça belirlendiği,
davalının temyiz nedenlerinin Yargıtayca yerinde görülmediği, hükmün onandığı, kısmi davadaki bilirkişi raporunun işbu dava için kesin delil niteliği kazandığı, bu rapora göre hüküm kurulmasında usule ve hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesine dayalı istihkak alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı yanca işbu davadan önce açılan kısmi dava kapsamında verilen karar, Dairemizin 27.10.2015 tarihli, 2014/10085 E.-2015/6939 K. sayılı ilamı ile, “... özellikle talep edilen ve hüküm altına alınan miktara göre,..” onanmış olup, anılan onama ilamının kapsamı dikkate alındığında, kısmi davada tanzim edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun işbu dava için kesin delil niteliği taşımadığı tartışmasızdır.
Bu durumda mahkemece, yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulundan tarafların tüm iddia ve savunmalarını karşılayacak şekilde rapor alınarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıdaki hususlar gözetilmeden verilen ilk derece mahkemesi kararı ile bölge adliye mahkemesinin bu karara karşı istinaf isteminin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2020/889, K. 2020/3291, 27 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama