İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

ÇOCUKLAR HAKKINDA TUTUKLAMA KARARITUTUKLAMA KARARI

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2007/4265 K.2007/3641

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 101 ]

Esas2007/4265Karar2007/3641Tarih19 Nisan 2007Okuma4 dk · 798 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2007/4265 E., 2007/3641 K.·Görevli Mahkeme

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Nisan 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

798 kelime·4 dk okuma

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 101 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 109 ]

5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 162 ]

5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 26 ]

5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 42 ]

5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 5 ]

5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 7 ]

5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 8 ]

5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 20 ]

"İçtihat Metni"

Yaralama suçundan şüpheli Zübeyir hakkında yapılan soruşturma evresi sırasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100, 101/1. maddeleri uyarınca tutuklanmasına dair Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan talep üzerine, soruşturma evresinde tutuklamanın Sulh Ceza Mahkemesi'nden talep edilebileceği ve görevli olunmadığından bahisle,

evrakın görevli ve yetkili Adana Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine ilişkin (Adana Birinci Çocuk Mahkemesi)'nin 07.11.2006 tarihli ve 2006/52 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına dair (Adana Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nin 08.11.2006 tarihli ve 2006/359 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı 31.01.2007 gün ve 004719 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma isteminde bulunduğundan, bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2003 gün ve KYB 2007/24967 sayılı ihbarnamesiyle Yargıtay İkinci Ceza Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmiş olup,

anılan Dairece 12.03.2007 gün, 2007/2703-3643 sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarname ile;

Dosya kapsamına göre, soruşturma evresinde çocuk suçlu hakkında tutuklama kararını vermeye yetkili ve görevli mahkemenin Çocuk Mahkemesi olduğundan bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;

Bilindiği üzere.

03.07.2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 42. maddesinde, Çocuk Koruma Kanunu'nda hüküm bulunmayan hallerde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 101. maddesinin birinci fıkrası uyarınca da "soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Sulh Ceza hakimi tarafından kovuşturma evresinde mahkemece karar verilir." hükmüne yer verildiği, anılan Kanun'da Ceza Muhakemesinin "soruşturma" ve "kovuşturma" olmak üzere iki evreye ayrıldığı,

keza Kanun'un 162. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, ancak hakim tarafından yapılabilecek bir soruşturma işlemine gerek görürse, istemlerini bu işlemin yapılacağı sulh hakimine bildirir.

Sulh Ceza Hakimi istenilen işlem hakkında Kanuna uygun olup olmadığını inceleyerek karar verir ve gereğini yerine getirir." şeklinde bir düzenleme mevcut olup, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nda da muhakemenin '"Soruşturma" ve "Kovuşturma" olarak ikiye ayrıldığı, ancak soruşturma evresinde tutuklama veya adli kontrol gibi ancak hakim tarafından yapılabilecek bir soruşturma işlemi ile ilgili olarak, hangi hakim tarafından karar verileceği hususunun gösterilmediği, bunun da, zikredilen hususlarda kanun koyucunun amacının genel hükümlere göre işlem yapılması olduğunu gösterdiği,

Keza.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 26. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen "Mahkemeler ve Çocuk Hakimi, bu kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirler almakla görevlidir" hükmü nedeniyle, soruşturma evresinde yasa kapsamına giren ve suç işleyen çocuklara ilişkin tutuklama kararlarının Çocuk Mahkemeleri tarafından verilebileceği ileri süre-bilirse de, Kanun'un Hükümet gerekçesine bakıldığında, madde metninde belirtilen tedbirlerin açıkça gerek Çocuk Koruma Kanunu, gerekse diğer kanunlarda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler olarak belirtildiği, oysa tutuklama ve adli kontrol kararlarının Ceza Muhakemesi tedbiri olduğu,

bu nedenle bu kapsama girmeyeceği gözetildiğinde, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nda; suça itilen çocuk yaştaki şüphelilerin soruşturma evresinde anılan Kanun'un 5. ve devamı maddelerinde "Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler" başlığı altında, şüpheli çocuğu korumak için bir dizi tedbirler öngörülmüş, Kanun'un 7. maddesinde ise, "Koruyucu ve destekleyici tedbir kararının çocuk hakimi tarafından alınabileceği" belirtilmiş, 8. madde de, "bu tedbirlere karar verme yetkisinin, çocuğun ana, baba, vasi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hakimine ait olduğu" vurgulanmıştır.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 20. maddesinde "Adli Kontrol" başlığı altında belirtilen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinde sayılanlara ilave olarak bazı tedbirler öngörülmüş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise; "ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması ve tedbirlere uyulmaması durumunda tutuklama kararı verilebilir" şeklinde düzenleme getirilmiş ve Adli Kontrol Tedbirleri arasında gösterilen tutuklama kararını hangi merciin vereceği konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır.

Çocuk Koruma Kanunu'nun "uygulanacak hükümler" başlıklı 42. maddesi "Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Ceza Muhakemesi Kanunu ... hükümleri uygulanır." amir hükmü nazara alındığında, Çocuk Koruma Ka-nunu'nda suça sürüklenen çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarına çocuk hakimi tarafından karar verileceği belirtildiği halde, adli kontrol ve tutuklama kararına hangi merciin karar verebileceği belirtilmediğinden, bir Ceza Muhakemesi tedbiri olan tutuklama kararı Çocuk Koruma Kanunu'nda bir düzenleme bulunmadığından, anılan Kanun'un 42/1. maddesi delaletiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama kararı" başlıklı 101/1. maddesi uyarınca çocuk hakkında soruşturma evresinde tutuklama kararını Sulh Ceza Hakiminin vermesi gerektiği anlaşılmakla;

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma isteyen yazısına dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, itiraz üzerine Adana Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilip kesinleşen 08.11.2006 tarihli ve 2006/52 değişik sayılı kararın 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca (BOZULMASINA), bozma doğrultusunda müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılıgı'na (TEVDİİNE), 19.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2007/4265, K. 2007/3641, 19 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2007/4265
Karar No
2007/3641
Tarih
19 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/4266 K.2007/7185
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/4267 K.2007/7184
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/4268 K.2007/8292
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/4269 K.2007/4766
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2007/4269 K.2007/7106
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/4272 K.2007/5619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.