İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2008/424 Karar: 2010/2398 Tarih:

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/424 K.2010/2398

Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3. Ceza Dairesi 2008/424 E. , 2010/2398 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: A) Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, B) 1) Sanıklar ... ve ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Müştekinin mahkemedeki beyanında sanıkların eylemlerinin bıçakla yaralanmasından önce olduğunu söylediği, müştekinin ifadesinde sanıkların eylemleri konusunda netlik olmadığı anlaşılmakla müştekinin ayrıntılı ifadesi alınıp sanıkların eylemlerinin TCK 456/4 maddesi kapsamında kalıp kalmadığının tartışılmaması, 2) Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince, bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2008/424, K. 2010/2398, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama