KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2012/18781 E., 2013/20287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından, dava konusu yerin 763 nolu parsel içinde yer aldığının, arazi kadastro çalışmalarının 01.16.1971 de, 1975'de de 1744 sayılı Kanuna göre 2. madde uygulamalarının yapılarak 16.08.1977 de kesinleşip buna göre 762 ve 763 nolu parsellerin orman sınırı dışında kaldığını, 1991 tarihinde yapılan 2/B uygulamasında da 1975 tarihindeki sınırların aynen kabul edilerek bazı bölümlerin 2/B sahası olarak orman dışına çıkarıldığının,
incelemeye göre orman kadastro tutanakları ile pafta üzerindeki çizimlerin farklı olduğunun 36 ve 37 nolu OST arasındaki çizimin tutanakta isimleri geçen yerlerin batısından, yani 762 ve 763 parsellerin batısındaki tapulama sınırını esas alması gerekirken orman kadastro haritasına göre bu parselleri kestiğinin görüldüğünün, ancak bu parsellerin orman sahası dışında kalıp orman tahdit haritasının mahallinde tutulan zabıtlara uymadığının, 1975'deki orman kadastro çalışmalarının zeminde tutanaklara göre yapılan işlemlerin haritaya hatalı işlendiğinin,
orman kadastro çalışmalarında asıl olanının tutanaklar olup buna göre krokide düz çizginin 36 ile 37 nolu OSN birleştiren hat olup kesik çizginin ise orman kadastro haritasına göre geçen hat olduğunu, orman kadastro haritasına göre 36 nolu OSN, 763 parselin içinde kaldığını, oysa bu noktanın orman kadastro tutanaklarına göre yerinin krokide düz çizginin kesik çizgiyi kestiği nokta olması gerektiğinin,
tutanaklara göre dava konusu yerin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında kaldığının bildirilmesine karşılık bilirkişilerce yerin konumunun belirlenmesinde esas alınan orman kadastro tutanağının 5 nolu orman parçasına ilişkin tespitlerde ".... ... ve ... kadim tarlasının kuzey batı kenarı düz hatla 60 metre kadar izlenerek 35 nolu nokta tesis edildi. Tarlanın güney batı kenarı düz hatla güney doğu yönde izlenerek 50 metre gidilip 36 nolu nokta tesis edildi.
Buradan güney yöne dönüldü. (... ve...ın 762 parsel nolu tapusu ibraz edildi) ... ve...ın tapulu tarlasının batı... kadim fındıklığının batı kenarları düz hatla izlenerek 400 metre izlenip 37 nolu nokta tesis edildi." denilmesine karşılık bilirkişi tarafından düzenlenen krokide düz hat izlenerek tesis edildiği belirtilen noktanın kırık çizgi ile gösterildiği, tutanaklarda 763 nolu parselle ilgili tapu kaydı ibraz edildiğine dair bir ifade bulunmadığı, sanığın dava konusu yeri köy muhtarlık senediyle satın aldığını belirtip hakkında 12.11.2009 tarihinde tutanak düzenlenmesine,
sanığın hissesinin ise tapuya 16.08.2010 tarihinde işlenmiş bulunmasına göre mahallinde konusunda uzman farklı bilirkişilerden oluşturulacak harita tekniğinden anlayan harita mühendisi ve orman mühendisleri bilirkişi heyeti vasıtasıyla zabıt mümziilerinin yer gösterimi suretiyle yeniden keşif yapılarak, ilk orman tahdidine ilişkin tutanakların tahdidin yapıldığı aletler ve usullerle arazi kadastrosuna ait tutanaklarla birlikte mahalline tatbik edilerek dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinden;
ayrıca bilirkişi raporlarında bahsedilen ve dosya içerisinde bulunmayan Adapazarı Orman Bölge Müdürlüğünün 01.10.1990 tarih ve 1708 sayılı, 762 nolu parselin orman dışında bırakıldığına ilişkin yazısının da getirtilmesinden ve gerekirse yazı mahiyetine göre mahallinde uygulama da yapılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2012/18781, K. 2013/20287, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama