KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2014/22193 E., 2014/39791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2014
- Tebliğname No
- 3 - 2013/7005
- Mahkemesi
- Şanlıurfa 1.Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 02/10/2012
- Numarası
- 2009/202 (E) ve 2012/1004 (K
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Tekerrüre esas sabıkası olan sanıklar Y.. Y.., D.. Ö.., C.. Ö.., H.. Ş.., A.. A.., M.. K.., S.. Z.., M.. G.. hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık M.. K..'in 05.06.2009 tarihinde savunması mahkemesince usulüne uygun alındığında; tebliğnamedeki CMK'nin 196/2. maddesi gereğince bozma isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Yargılamaya konu eylemlerin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son ve 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, sanıklar Y.. Y.., C.. Ö.., H.. Ş.., A.. A.., M.. K.. ve M.. G..'nün istinabe yoluyla sorguya çekilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
2) Sanık M.. K..'a 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 58. maddesinin uygulanması,
3) Sanıkların, katılan S.. K..'ı yaralamasında netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki "yüzde sabit iz"in basit tıbbi müdahale giderilmesi mümkün bulunmadığı gözetilip, temel cezanın 5237 sayılı TCK'nın 86/1 maddesinden tayin olunması gerekirken, TCK'nın 86/2. maddesi olarak yazılması,
4) Sanıkların, katılan E.. A..'ın kendilerini cezaevi idaresine şikayet ettiğini düşünürek eylem birliği içinde katılan E.. A..'ı adli raporda belirtildiği şekilde kasten yaraladıkları, kavgayı ayırmak isteyen S.. K..'ında adli raporda belirtildiği şekilde yaralandığı olayda; katılan S.. K.. 21.07.2008 tarihli hazırlık beyanında “...sanıklar, E.. A..'ı kovalıyorlardı, bizi şikayet etmiş diyorlardı, ben hayırdır dedikçe kimse beni dinlemedi koluma M..
G.. bıçakla vurdu yere yıkılınca H.. Ş.. jiletle çenemi yaraladı...”, 13.07.2008 tarihli talimat mahkemesi aracılığı ile alınan beyanında “...E.. A..'ı vurmak istediler ben araya girdim o sırada yaralandım bıçakla M.. G.., jiletle H.. Ş.. bardak ile D.. Ö.. ve A. A. ayrıca M.. K..'te beni bıçakladı...” yine aynı talimat mahkemesince 08.12.2010 tarihli beyanında ise “...A. A. ve H..
Ş.. ile adlarını hatırlayamadığım ancak önceki ifademde adları geçen kişiler bana saldırdılar...” şeklindeki beyanlarına karşısında; katılanın beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, hangi beyanın hangi gerekçelerle üstün tutulduğu gerekçede tartışılmadan katılan S.. K..'ı birlikte kasten yaralama iradesi olmayan tüm sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasına karar verilmesi,
5) Katılan E.. A.. hakkında Haran Üniverstesi tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalınca düzenlenen 06.02.2009 tarihli raporunda mağdurda “...batına nafiz olup olmadığı anlaşılamayan kesili yaralanmaların peritonu geçip geçmediği konusunda Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunda görüş alınmalı...” yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmakla, yaralanmanın niteliğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi için mağdura ait tüm tıbbi belgelerin Adli Tıp Kurumuna gönderilerek alınacak kati rapor sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2014/22193, K. 2014/39791, 2 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama