KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2014/4309 E., 2014/24446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkumiyete dair
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın eylemini eşine karşı bıçak ile işlediğinin kabulü karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezada aynı kanunun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın aynı kanunun 53/3 maddesine göre sadece kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, kendi alt soyu haricindekiler yönünden ise infaz tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2) 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesinin “6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” hükmü karşısında, mahkemece yapılan yargılama giderinin 20 TL'nin altında olması nedeniyle Devlet Hazinesi'nin üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkında kurulan hükmün hak yoksunluğuna ilişkin paragrafının “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2014/4309, K. 2014/24446, 18 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama