KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2016/1217 E., 2016/15912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Sanığın mahkumiyetine dair
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Yargılama konusu eylemin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, sanığın istinabe yoluyla sorguya çekilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
2) Müşteki ... hakkında, ... Hastanesince düzenlenen 05.04.2011 tarihli raporda, müştekinin yüzünde, sol zigomatik bölgede yara izi olduğu belirtilerek yaralanmanın yüzde sabit ize neden olduğu bildirilmiş ise de, adli tıp uygulamalarına göre olayın üzerinden altı aylık süre geçmeden yapılan muayene sonucu düzenlenen bu raporun yüzde sabit iz açısından hükme esas alınacak yeterlilikle olamayacağı gözetilerek, müştekinin mevcut raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne muayeneye gönderilerek, yüzde sabit iz hususunda aldırılacak raporun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Kabule göre de;
a) Sanığın, müştekiyi silahtan sayılan cisimle vurmak suretiyle yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaralaması eyleminden dolayı, temel cezanın 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri uyarınca belirlenmesi gerekirken, temel ceza tayinine 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesinden başlanması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2016/1217, K. 2016/15912, 20 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama