KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2016/16877 E., 2017/12849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan sanık ...'un temyiz dilekçesi içeriğinden sadece kendisi hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini sanık sıfatıyla temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ... hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmemiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'na yönelik, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 231/8. maddesinde "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklinde değişiklik yapılmış ise de; suç tarihinden sonra yapılan söz konusu değişikliğin sanıklar aleyhine olduğu ve değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2016/16877, K. 2017/12849, 16 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama