KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2017/1108 E., 2017/12130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin bozma ilamında "Ayrıntıları Yargıtay CGK’nin 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı Kararında belirtildiği üzere, mağdur ve sanığın birbirleriyle çelişen anlatımları dışında ilk haksız saldırının hangisi tarafından yapılıp, kavgayı kimin başlattığının kesin bir biçimde saptanamadığı hallerde gerek Ceza Genel Kurulunun gerekse, Özel Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere,
ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinden şüpheli kalan bu halden sanığın yararlandırılması suretiyle etkili eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilerek cezasından indirim yapılması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması "nedeniyle önceki karar bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda(1/4) haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde (1/2) oranında haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile oluşan yeni hukuki durum da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/1108, K. 2017/12130, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama