KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2017/182 E., 2017/14531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece, verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ve müdafiinin temyiz taleplerinin sanık sıfatına yönelik olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1) Taraf anlatımları dışında, olayı gören tarafsız tanığın bulunmadığı olayda, mağdurların, oto yıkamacısı olan ...'un işyerine araçlarını yıkatmak amacıyla geldikleri, inşaat işçisi olan sanığın, inşaatta kullanmak amacıyla ...'tan iş yerine ait suyu açmasını istediği ve ...'un kendilerinin açmasını söylemesi üzerine çıkan tartışma sonrası yaşanan kavga olayında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespitine çalışılarak, sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun kararda tartışılmaması,
2) 5275 Sayılı Kanun'un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK’nin 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/182, K. 2017/14531, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama