KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2017/19542 E., 2018/15912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümler
- Mahkumiyetlerine dair
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulunun 31.10.2014 tarihli ve 7679 sayılı raporu ile sanığın eylemi sonucu müşteki ...’in hem yaşamsal tehlikeye hem de hayat fonksiyonlarını Ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla; bu durumun ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği ve birden fazla nitelikli hal ihlal ederek eylemini gerçekleştiren sanık hakkında hüküm kurulurken yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nin 87/1-d,son maddesi uyarınca artırım yapılması gereği ile çelişmeyen mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede yer verilen bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre suç tarihi öncesinde çocuğunu tedavi için hastaneye götüren sanık ile vezne görevlisi müşteki arasında muayene evrakları nedeniyle tartışma yaşandığı ve bu tartışmaya ilişkin olarak sanık hakkında bağımsız bir kovuşturmanın yürütüldüğü, suç tarihinde de sanığın önceye dayalı bu husumet nedeniyle müşteki ...’e yönelik eylemini müştekinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlediği anlaşılmakla;
müştekinin görev belgesi de temin edildikten sonra sanık hakkında ek savunması alınarak TCK'nin 86/3-c maddesinden artırım yapılması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/19542, K. 2018/15912, 24 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama