KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2017/7682 E., 2018/2621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkumiyetlerine dair
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi ve TCK 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, mahalli mahkemenin temel cezayı, alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşarak tayin ettiği anlaşılmakla tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasında, kendisiyle konuşmak istediği katılanın hakaret ettiğini ve tırnakları ile ellerini çizdiğini savunduğu, sanığa ait adli muayene raporundaki bulguların da savunmasını doğruladığı anlaşılmakla; haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/7682, K. 2018/2621, 20 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama