KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2017/7907 E., 2018/2180 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkumiyetine dair
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu bakımından mahkemesince kamu davası açılması için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması mümkün görülmüş ve tebliğnamenin bu yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Mağdur hakkında .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 28/11/2014 tarihli raporda mağdurun yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususlarının şahsın olay tarihinden 6 (altı) ay sonra Ana Bilim Dalımıza müracaat ettirilmesi" denildiği halde bu yönden rapor alınmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanık hakkında mağduru kasten yaralama suçundan kurulan hükme ilişkin olarak, sanığın yaralama eylemi sonucunda mağdurun hem yaşamsal tehlikeye hem de kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmış bulunması karşısında, bu durumun ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği, fikri içtima kuralları gereğince sanık hakkında hüküm kurulurken yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nin 87/1-d, son maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği ve TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca ceza tayininden sonra ayrıca TCK'nin 87/3 ve 87/1-d, son maddeleri uyarınca cezanın artırılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/7907, K. 2018/2180, 14 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama