KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2018/12256 E., 2019/6745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Sanığın mahkumiyetine dair
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılanın kemik kırığına neden olan yaralanmasının, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ne derece olduğunun belirlenmek üzere; adli raporları, tedavi evrakları ile grafilerinin Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek adli raporunun aldırılması gerektiği düşünülmeden; hüküm kurmaya yeterli olmayan kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin olmadığına ilişkin 23.07.2014 tarihli adli raporun hükme esas alınması,
2) Kabule göre de;
a) Dairemizin yerleşik uygulamalarına ve adli tıp ölçütlerine göre kırığa neden olan yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı gözetilmeden sanığın temel hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi yerine aynı Kanun'un 86/2. maddesine göre belirlenmesi,
b) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin olmadığının belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/5) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2018/12256, K. 2019/6745, 1 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama