İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/4012 K.2018/11659

Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Akşehir 2.…

Esas2018/4012Karar2018/11659Tarih27 Haziran 2018Okuma5 dk · 995 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2018/4012 E., 2018/11659 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

995 kelime·5 dk okuma

Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2018 tarihli ve 2017/134 Esas, 2018/214 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 08.05.2018 tarih ve 2018/6142 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2018 tarih ve 2018/40522 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;

1) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ın, mağdur ...'ya karşı yaralama eyleminde bulunduğundan bahisle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, mağdurun yaralandığına ilişkin dosyada herhangi bir doktor raporunun bulunmadığı, sanık ...'ın, mağdur/suça sürüklenen çocuğun, kendisine ve eşine yönelik saldırısını defetmek için sopayı savunma amaçlı kullandığını beyan etmesi, mağdur/suça sürüklenen çocuk Mustafa Doğan'ın ise, sanık ... küfredince üzerine yürüdüğünü, ancak sanığın elindeki sopayı kendisine salladığını ve sopanın koluna geldiğini beyan etmesi karşısında, sanık ...'ın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

2) Mahkemesince sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması ve sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alındığında, pişman olduğu ve yeniden suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat hasıl olmadığından bahisle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/6. maddesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Akşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 03/05/2007 tarihli ve 2006/425 Esas, 2007/178 sayılı kararı ile hükmedilmiş olan adli para cezalarının adli sicil arşiv kaydına alındığı ve silinme koşullarının oluştuğu ve giderilmesi gereken somut bir zararın bulunmadığı şartlarının gerçekleştiği, gerek Anayasanın 141/3. maddesinde gerekse de 5271 sayılı Kanunun 230. maddesinde mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmak zorunda olduğunun belirtildiği,

bununla birlikte Mahkemesince sanığın herhangi bir somut gerekçeye yer verilmeden sanık hakkında hükmün açıklanmasının yer olmadığına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

1) Tebliğnamedeki 1 no’lu görüşe yönelik yapılan incelemede;

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanunun 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.

Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.

(Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)

Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; sanık ... hakkında, mahkemece yargılama yapılarak deliller usulünce değerlendirilerek şikayetçi ...’yı basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralama eyleminden TCK'nin 86/2,86/3-e, 29, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 2.240,00 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; kanun yararına bozmaya konu edilen Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2018 tarihli ve 2017/134 Esas, 2018/214 sayılı mahkumiyet kararındaki ileri sürülen hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesindeki hallere dahil olmayıp hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu, mahkemenin de takdir hakkını olayda TCK’nin 25. maddesini değil, TCK’nin 29. maddesini uygulayarak kullandığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu nedenlerle Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2018 tarihli ve 2017/134 Esas, 2018/214 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,

2) Tebliğnamedeki 2 no’lu görüşe yönelik yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 gün 842-100;10.04.2012 gün 479-145 ve 08.05.2012 gün 449-186 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sanığın mağdura yönelik eylemi neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu; bununla ilgili şikayetçinin zararının ödenmesi yönünde herhangi bir girişimde bulunulmadığı, şikayetçinin şikayetinin devam edip sanık tarafından zararının giderildiğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı,

bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından olduğu kabul edilen suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şartının yerine getirilmediği,

yine mahkemenin kararında “Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması ve sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alındığında, pişman olduğu ve yeniden suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat hasıl olmadığından sanık hakkında CMK'nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına” karar verildiği açıklanmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için gerekli olan subjektif şartın da gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan bu nedenlerle Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2018 tarihli ve 2017/134 Esas, 2018/214 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2018/4012, K. 2018/11659, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2018/4012
Karar No
2018/11659
Tarih
27 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/4012 K.2018/10392
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/4013 K.2018/6997
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/4013 K.2018/11210
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/4014 K.2018/7303
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/4014 K.2018/11212
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/4014 K.2018/4748

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.