KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/12851 E., 2019/13412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2019
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Basit tehdit ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-son, 86/2, 86/3-e, 35/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 500,00 ve 740,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2018 tarihli ve 2017/570 Esas, 2018/409 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 02.05.2019 tarihli ve 2019/3330 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2019 tarihli ve 2019/50141 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Her ne kadar sanığın yaralama suçunu olay esnasında hemşire olarak görev yapan katılana yönelik yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlemiş olması sebebiyle, cezasında 5237 sayılı Kanun'un 86/3-c maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş ise de, sanık hakkında eylemini silahla gerçekleştirdiğinden 86/3-e maddesi gereğince artırım yapıldığı, anılan Kanun'un 86/3. maddesinde belirtilen nitelikli hallerden birden fazlasının aynı anda gerçekleşmesi halinde bir kez artırım yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre,
1) Sanığın eylemine uyan anılan Kanun'un 86. maddesinin 3. fıkrasındaki birden fazla ağırlaştırıcı nedenin gerçekleştiği cihetle, sanık hakkında 86/2. maddesi uyarınca belirlenecek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tespiti gerekirken, sanık hakkında adı geçen Kanun'un 86/2. maddesi gereğince alt sınırdan temel ceza belirlenmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde,
2) Sanığın eylemine konu "gelirsen kafanı koparırım" şeklindeki söyleminin anılan Kanun'un 106/1-1. cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden adı geçen Kanun'un 106/1-son maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilerek eksik ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/12851, K. 2019/13412, 24 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama