İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/13710 K.2019/16643

Basit yaralama suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-c, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.260,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/538…

Esas2019/13710Karar2019/16643Tarih23 Eylül 2019Okuma5 dk · 1.059 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2019/13710 E., 2019/16643 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.059 kelime·5 dk okuma

Basit yaralama suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-c, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.260,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/538 Esas, 2015/416 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.07.2019 tarihli ve 2018/15556 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2019 tarihli ve 2019/72385 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre,

1) Katılan ...'nın suç tarihi itibariyle Ankara ili Gölbaşı ilçesi 2 nolu Aile Sağlığı Merkezinde doktor olarak görev yapmakta olduğu, sanığın suç tarihinden önce gerçekleşen hadise nedeniyle katılanı Sağlık Bakanlığına şikayet ettiği ve neticesinde katılanın adli veya disiplin yönünden işlem gerektiren eylemi bulunmamakla birlikte hasta ile olan iletişiminde daha dikkatli davranması konusunda denetçi tarafından kanaat bildirilmesi nedeniyle katılan ile sanık arasında önceye dayalı niza bulunduğu ve olay günü sanık ve eşinin çocuklarını Ankara ili Gölbaşı ilçesi 2 nolu Aile Sağlığı Merkezine muayene amacıyla götürdüklerinde çocuğun doktoru

olan ...'nin esnek mesai uygulaması nedeniyle yerinde olmamasından dolayı çocuğunu katılana muayene ettirdiği ve akabinde sanığın eşinin 1 günlük rapor istemesi ancak katılanın vermemesi nedeni ile sanık ile katılan arasında tartışma çıktığı, bu esnada sanığın katılanı darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığına, mahkemesince sanığın üzerine atılı suçu kabul etmediğine yönelik savunmasına ve sanığın eşinin yeminsiz tanık beyanına, genel adli muayene raporu, raporu teyit eden ve raporu tanzim eden tanık ...'in beyanlarına nazaran itibar edilmeyip,

bahse konu rapor ve tanık beyanına dayalı olarak sanığın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında;

Olayın görgüye dayalı tek tanığının sanığın eşi ... olduğu ve takdiren yeminsiz olarak alınan beyanında darp iddialarını kesinlikle reddettiği, olayın gerçekleştiği 17/09/2014 günü saat 09:30'da düzenlenen tutanakta katılanın sanık ile ağız münakaşasına girdiği ve kendisini tehdit ve hakaret ettiği iddiasında bulunduğu ancak darp iddiasından hiç bahsetmediği, bahse konu tutanağın katılan tarafından kabul edilmemesi üzerine,

sanığın şikayetine istinaden Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4545 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde söz konusu tutanak altındaki imzanın katılanın eli ürünü olduğunun ortaya çıktığı, katılanın 17/09/2014 günü saat 09:44'te kollukta alınan beyanında sanığın kendisine tokat sallayıp vurduğunu iddia etmesine karşın, hükme esas alınan 17/09/2014 günü saat 10:30'da düzenlenen genel adli muayene raporunda katılanın kafasının sağ yan tarafından yaralandığı ve ödem olduğunun tespit edilmesi karşısında,

maddi hakikatin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilebilmesi açısından Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4545 soruşturma sayılı dosyası dosya arasına getirtilip incelenmesini müteakip gerekli belgeler iş bu dosya arasına celp edilmeden, hükme esas alınan genel adli muayene raporu ile katılanın beyanları arasındaki çelişki giderilmeden, olayın görgüye dayalı tek tanığı olan ...'ın beyanına neden itibar edilmediği gerekçeli kararda tartışılmadan, sanığın savunmanın aksini kanıtlayacak ve mahkûmiyet hükmüne dayanak oluşturacak nitelikte ve kesinlikte delil dosyada mevcut olmadan,

dolayısıyla müsnet suçun sanık tarafından işlendiğine dair sanığın savunmasının aksini kanıtlayan, her türlü şüpheden uzak, ceza hükmü kurulmasına yeterli delil elde edilemediği gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,

2) Kabul ve uygulamaya göre de, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-c, 29. maddeleri gereğince belirlenen 135 gün adli para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında, 112 gün adli para cezası yerine 113 gün adli para cezasına ve anılan Kanun'un 52/2. maddesinin uygulanması sonucu 2.240,00 Türk lirası adli para cezası yerine 2.260,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

1) (1) numaralı bozma talebi yönünden yapılan incelemede;

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)

Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; sanık ... hakkında, mahkemece yargılama yapılarak deliller usulünce değerlendirilerek katılan ...’yı basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralama eyleminden TCK’nin 86/2, 86/3-c, 29, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 2.260,00 TL. adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği; kanun yararına bozmaya konu edilen Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/538 Esas, 2015/416 Karar sayılı mahkumiyet kararındaki ileri sürülen hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesindeki hallere dahil olmayıp hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu,

mahkemenin de olayda delilleri değerlendirerek sanığı TCK’nin 86/2, 86/3-c, 29, 62, 52/2 maddeleri uyarınca cezalandırdığı ve takdir hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu nedenlerle Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/538 Esas, 2015/416 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen (1) numaralı düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,

2) (2) numaralı bozma talebi yönünden yapılan incelemede;

SONUÇ / HÜKÜM

Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen (2) numaralı düşünce yerinde görüldüğünden; Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/538 Esas, 2015/416 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddes gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/13710, K. 2019/16643, 23 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2019/13710
Karar No
2019/16643
Tarih
23 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/13711 K.2019/16649
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/13712 K.2019/16648
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/13713 K.2019/16651
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/13714 K.2019/16655
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/13715 K.2019/16657
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2019/13716 K.2019/16650

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.