KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/16321 E., 2020/1069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, hüküm celsesinde ceza infaz kurumundan getirtildiği anlaşılmakla, tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi gereğince TCK'nin 86/2. maddesinde belirtilen seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmesine karşın, bu cezanın TCK'nin 50/2. maddesine aykırı olarak TCK'nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi ve sonuç ceza adli para cezası olduğundan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanının ortadan kaldırılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Hükmün açıklandığı oturumda, duruşmanın düzenini bozduğundan bahisle duruşma salonundan çıkarılarak yokluğunda hüküm kurulan ve müdafii bulunmayan sanığa, 5271 sayılı CMK'nin 204/1. maddesinin "Davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır.
Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse, oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister.
Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır." şeklindeki hükmüne göre, barodan müdafii tayini istenmesi gerektiği ve müdafii huzuruyla sanık hakkında hüküm kurulabileceği gözetilmeden savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/16321, K. 2020/1069, 20 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama