KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/2751 E., 2019/4910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2019
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-son, 87/3, 29, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 7 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/483 Esas, 2015/755 sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama sonucunda hükmün açıklanmasına,
suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-son, 87/3, 29, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 7 ay 13 gün hapis cezası ile cezaladırılmasına ilişkin İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 01.02.2018 tarihli ve 2017/986 Esas, 2018/95 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 31.01.2019 tarih ve 2018/3796 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2019 tarih ve 2019/13641 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu katılanın hem yüzde sabit iz kalacak hem de kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, iki nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesinde,
2) Yaralama eyleminin katılanda, 5237 sayılı Kanun'un 87. maddesi kapsamında birden fazla sonucu aynı anda oluşturması durumunda suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın anılan maddeye göre ancak bir kez artırılabileceği, bu durumun temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan ayrılma nedeni yapılabileceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/2751, K. 2019/4910, 11 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama