KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/6023 E., 2019/14267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Dosya içerisinde bulunan ve sanık hakkında ... Atatürk Devlet Hastanesince düzenlenen 09.10.2014 tarihli raporda bipolar duygulanım bozukluğu, emosyonel olarak durağan olmayan kişilik bozukluğu tanısı konulan sanığın suç tarihi itibariyle ve halen TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
2) Sanık ve mağdurun olayın başlangıcını ve gelişimini farklı anlattıkları, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek mağdurun sol koluna birbirine paralel olacak şekilde çizgisel kesiler atarak kendisini yaraladığını savunduğu, mağdurun ise birlikte içki içtikleri için bar sahibinin sanığı arkadaşı zannederek hesabı ödemesini söylemesi için mağduru gönderdiği ve bu nedenle sanığın kendisini yaraladığını ifade ettiği olayda, bilgi ve görgüsü bulunma ihtimaline binaen olayın geçtiği barın sahibinin araştırılıp olayla ilgili bilgisine başvurulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/6023, K. 2019/14267, 2 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama