İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/10093 K.2020/15628

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin…

Esas2020/10093Karar2020/15628Tarih5 Kasım 2020Okuma5 dk · 1.016 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2020/10093 E., 2020/15628 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kasten yaralama
Hüküm
Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.016 kelime·5 dk okuma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının dikkate alınması suretiyle uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında, tebliğnamenin bu yöndeki görüşüne iştirak olunmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1) Sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereği açıklanması geri bırakılan hükmün, aynı Kanun’un 231/11. maddesi gereği açıklanması sırasında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992. Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994. Hiro Balani/İspanya 09.12.1994.

Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia,

savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

2) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün

uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli,

2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu,

zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi,

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Kabule ve uygulamaya göre de;

3) Oluş, iddia ve dosya kapsamına göre taraflar arasında karşılıklı gerçekleşen ve sanığın garson olarak çalıştığı işletmenin sahibi ve sanığın işvereni olan temyiz dışı mağdur ...’ün müşteki tarafından bıçakla basit şekilde ve sanığın da yine müşteki tarafından TCK’nin 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan sandalye ile orta (2) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, tarafların ve görgüye dayalı bilgi sahibi olan ve soruşturma aşamasında 02/10/2008 tarihinde kolluk tarafından beyanı tespit olunan tanık ..., usulüne uygun davetiye ile duruşmaya celbolunarak,

olayın başlangıç ve gelişimine ilişkin ayrıntılı beyanlarının tespiti yoluna gidilmesi, öncelikle müştekinin temyiz dışı mağdur ...’ü ve sanığı yaraladığının belirlenmesi durumunda sanığın teşebbüs aşamasında kalan eyleminin TCK’nin 25. maddesi gereği meşru müdafaa kapsamında bulunup bulunmadığı denetime imkan verecek şekilde tartışıldıktan sonra hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi,

4) Sanığın, müşteki Serdar'a vurmak amacı ile sandalyeyi kaldırdığı fakat vuramadan eylemini tamamladığı kabul edilen olayda, ayrıntılı taraf ve tanık beyanları ile sanığın eylemini engel hâl bulunması nedeniyle mi tamamlayamadığı yoksa eylemine kendiliğinden mi son verdiğinin belirlenmesi yoluna gidilmesi, sanığın eylemini engel hâl bulunmaksızın kendiliğinden sonlandırması durumunda sanık hakkında TCK’nin 36. maddesi gereği “gönüllü vazgeçme”ye ilişkin hükümlerin uygulanması suretiyle,

eylemine son verene dek icra ettiği hareketlerin başka bir suç oluşturması durumunda bu suça ilişkin hükümlerin uygulanması gerekliliği; sanığın eylemini engel hâl nedeniyle tamamlayamadığının tespiti durumunda ise TCK’nin 35/2. maddesinde yer alan indirim oranlarının tespiti yönünden, eylemin sonuca yakınlığının belirlenmesi neticesinde TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek teşebbüs hükümleri gereği makul bir oranda indirim uygulanması gerekirken, eksik inceleme ile herhangi bir gerekçeye de yer vermeksizin yazılı şekilde en üst oranda (¾) oranında indirim uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,

5) Dosya kapsamına göre olayın başlangıç ve gelişim sürecinin açıklık taşımadığı olayda, mağdur tarafından sanığa yöneltilen hangi hareketin ne şekilde haksız tahrik teşkil ettiği denetime imkan verecek şekilde tartışıldıktan sonra TCK’nin 29. maddesi gereği, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerekirken, “sanığın eylemini haksız tahrik altında işlediği” şeklindeki soyut kabul ile sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nin 29. maddesi giriği (5/8) oranında indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,

6) 5237 sayılı TCK'nin 50/3. maddesi gereğince; “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan 30 gün ve daha az süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrileceği”nin belirtilmesi, suç tarihi itibariyle güncel adli sicil kaydında herhangi bir mahkumiyeti bulunmayan ve bu nedenle hakkındaki hükmün açıklanması, 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereği geri bırakılan sanık hakkında, denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanırken, sonuç olarak tayin olunan kısa süreli 13 gün hapis cezasının TCK'nin 50/1. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,

7) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK'nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı paragrafta, uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 05/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/10093, K. 2020/15628, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2020/10093
Karar No
2020/15628
Tarih
5 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/10093 K.2020/13961
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/10093 K.2020/6698
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/10094 K.2020/16203
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/10094 K.2020/6945
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/10094 K.2020/13962
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/10094 K.2020/6699

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.