KÜNYE
(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/10734 E., 2020/16629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.02.2016 tarih, 2015/826 Esas - 2016/69 Karar sayılı ilamında, 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1.cümlesi gereğince tehdit suçundan beraat hükmü kurulduğu ve 5237 sayılı TCK'nin 125/1. maddesi gereğince hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu;
hakaret suçunun uzlaştırmaya tabi olmayan TCK'nin 106/1-1. cümlesindeki tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 253/3-son maddesi gereğince uzlaştırmaya tabi olmadığı; tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı ve tehdit suçundan beraat kararı verildiği, bu nedenlerle mahkumiyet hükmü kurulan hakaret suçunun uzlaştırmaya tabi olmayan başka bir suç ile birlikte işlenmesi durumunun ortadan kalktığı anlaşılmakla.
5237 sayılı TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaştırmanın sağlanması halinde, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre; 2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
3) Sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen cezasından, mağdurun hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanması, tayin edilen cezasının 5 yıldan az olması halinde ise 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanmadan doğrudan TCK'nin 87/1-d-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
4) Mahkeme tarafından, karşılıklı küfürleşme ve ilk saldırının kim tarafından yapıldığı tespit edilemediğinden sanığın tahrik altında yaralama eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına göre 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanığın cezasından asgari (1/4) oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde (3/5) oranda indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/10734, K. 2020/16629, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama