KÜNYE
(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/12500 E., 2020/16522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk lehine olduğu anlaşıldığından bu kapsamla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1) Mağdur hakkında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 27.03.2015 tarihli raporda yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtildiği, ancak her bir yaralanmanın niteliği ve ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunda açıklık olmadığı gibi söz konusu raporun (7) numaralı bendinde “yüzünde sabit ize ya da yüzünün sürekli değişikliğine neden olup olmadığının tespiti için şahsın olay tarihinden itibaren 6 ay sonra tarafımıza muayeneye gönderilmesi gerektiğinin” belirtildiği halde bu hususta da rapor alınmadığı anlaşıldığından,
mağdurun tüm tedavi evrakları, raporları, varsa film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek mağdurdaki her bir yaranın niteliği ve ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı, yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak biçimde yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de; 2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğa ve müdafiine ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin
(Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak, TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza verilmesi,
4) Suça sürüklenen çocuk müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği, suç tarihi itibariyle engel sabıkası bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaate varılıp varılmadığı denetime imkan verecek şekilde tartışılarak erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, "şartları oluşmadığından" şeklindeki soyut ve yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nin 51.maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
5) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/4. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/12500, K. 2020/16522, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama