KÜNYE
(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/17079 E., 2021/2365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın savunmasında mahkemeye bildirdiği adresine tebligat çıkarılmadan mernis adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesi gereğince 15/01/2016 ve 22/02/2016 tarihli tebligat işlemleri usulsüz bulunduğundan, mahkemece sanığın bildirdiği son adresine yapılan ve bizzat kendisine tebliğ edilen 17/03/2016 tarihli tebligat üzerine sanık müdafiinin 23/03/2016 günlü temyiz inceleme talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak,
1) Hükmün açıklanmasına neden olan TCK'nin 151/1. maddesine göre hükmedilen mala zarar verme suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alınmış olması gözetilerek, 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK' nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi,
sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi lüzumu,
2) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, aynı Kanun’un 231/11. maddesi gereği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü uyarınca sanığın bilinen son adresine CMK’nin 195. maddesi gereği “usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği” meşruhatını içeren davetiye tebliği ile sanığın duruşmalardan haberdar edilmesi,
gelmediği takdirde yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, sanığın dosyada bilinen son adresine duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılmadan, doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanığın yargılama konusu suça ilişkin savunması tespit edilmeden, sanık hakkında hükmün açıklanması ile mahkumiyet kararı verilmek suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Correia de Matos/Portekiz, No: 48188/99, 15.11.2001.
Foucher/Fransa, No: 22209/93, 18.03.1997, P. 36) kararlarında belirtildiği üzere sanığa kendini savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/17079, K. 2021/2365, 28 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama