KÜNYE
(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/22481 E., 2020/18032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca, sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yokluğunda verilen hükmün tebliği üzerine, vekilinin temyiz dilekçesiyle sanık hakkında verilen hükmü temyiz etmekle katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Başta suçtan Osmaniye 2 No.lu T Tipi Kapalı Cize İnfaz Kurumunda bulunan sanığa duruşma gününün bildirilmesini müteakip, 11/01/2019 tarihli dilekçe ile kendisine müdafii atanmasını talep eden sanığa, talebi uyarınca müdafii ataması yapılmadığı anlaşılmakla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere sanığa kendini müdafii ile savunma hakkının tanınmaması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150/1. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan 10.04.2007 tarihli raporda, “Burunda deviasyona neden olan fraktür” şeklinde tariflenen yaralanmanın, yüz bölgesi dahilinde görünüm değişikliğine neden olmaya elverişli yaralanmalardan olduğu ve fakat adli muayene raporunda yüzde sabit iz ve/veya yüzün sürekli değişikliği hususlarında herhangi bir görüş belirtilmediği anlaşılmakla, mağdurun, tüm tedavi evrakları,
film ve grafileri ile tüm adi muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak yapılacak fiziki muayenesini müteakip, 5237 sayılı TCK'nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen tüm ölçütleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/22481, K. 2020/18032, 3 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama