KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2020/4200 E., 2020/9682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hükümler
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde düzenlenen “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki hüküm karşısında, deneme süresinde yeni bir kasıtlı suç işlenmiş olması nedeniyle duruşma açılmasının amacı, oluşan yeni durum karşısında yargılamaya devam olunduğundan sanığın bir şekilde haberdar edilmesi ve bu şekilde savunma hakkının kullanılmasını sağlamaktır.
Bununla birlikte, duruşmanın usulüne uygun olarak kendisine bildirilmesine rağmen duruşmaya katılmayan sanığın önceki savunması ile yetinilerek yargılamanın bitirilebileceği anlaşılmakla; mahkemece duruşma açılarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, duruşma açmaksızın, dosya üzerinde inceleme yaparak tensiben hükmü açıklamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
2) Mağdur ...'in yaralanmasına ilişkin alınan İskenderun Devlet Hastanesinin 05.05.2012 tarihli raporunda ''Burunda kırık, kafada sol periatel bölgede yumuşak doku travması, ödem, burun ve çene sol tarafta yumuşak doku travması, sağ ve sol yanak, sol sakallı bölgede minimal sıyrık, sağ ayak bileğinde abrazyon, basit tıbbi müdahale ile düzelmez, hayati tehlikesi yoktur, KBB polikliniğinde kontrolü uygundur'' belirtilmesine rağmen, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hangi derecede etkilediğinin gösterilmediği ve bu hususta başkaca rapor alınmadığı görülmekle,
yaralanmanın niteliği ve derecesi göz önüne alınarak en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, gerekli açıklamayı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre derecesini içermeyen, yetersiz nitelikteki rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/4200, K. 2020/9682, 14 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama