KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2020/4434 E., 2020/12119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuk müdafii, müşteki vekili, o yer Cumhuriyet savcısı
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Suç ve ifade tarihinde 15 yaşından büyük müşteki adına talimat mahkemesince çıkartılan duruşma gün yer ve saatini bildirir davetiyenin usulüne uygun şekilde 19.11.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmediği ve zorla getirme kararının da bila ikmal iade edildiği ve kamu davasına katılma yönünde iradesini ortaya koymadığı anlaşılmakla, müştekinin 5271 sayılı CMK'nin 260. maddesi uyarınca kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından müştekiye atanan zorunlu vekilin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a)Eylemin ne şekilde olduğu denetime imkan verecek biçimde gerekçede açıklanmadan suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulması,
b)Müştekinin yaralanmasına ilişkin ...Devlet Hastanesince tanzim edilen 23.08.2012 tarihli geçici raporu ile... Üniversitesi Sağlık-AraştırmaUygulama Merkez Müdürlüğü Plastik Cerrahi Anabilim Dalı Araştırma görevlisi ve Öğretim üyesince düzenlenen 31.10.2012 tarihli raporda yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığının belirtilmesine rağmen...
Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.06.2015 tarihli raporunda, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun belirtildiği bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu halde giderilmeden ve...
Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporun (e) bendinde "Yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda görüş bildirilmesi isteniyorsa kişinin en yakın Devlet Hastanesi Nöroloji Bölümü'ne gönderilerek mukayeseli üst ekstremite EMG tetkinin ve ayrıntılı nörolojik muayenesinin yaptırılarak alınacak sonuç ve raporlar ile kişinin en yakın Devlet Hastanesi Ortopedi Bölümü'ne gönderilerek sol üst ekstremite eklem açıklıklarının ayrıntılı olarak (Dirsek, el bileği, parmaklar;
fleksiyon, ekstansiyon, pronasyon, supinasyon, abduksiyon, adduksiyon, vb.. eklem hareket açıklıkları) değerlendirilerek alınacak sonuç ve raporlarla yeniden değerlendirilmesinin uygun olduğu" belirtildiği halde bu yönde kesin rapor alınmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, müştekinin tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine sevk edilerek yaralanmasının özellikle yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olup olmadığı,
duyularından veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddesindeki tüm unsurları da içerecek şekilde niteliği hususunda kesin raporu aldırılarak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yetersiz ve çelişkili rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/4434, K. 2020/12119, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama