KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2020/4822 E., 2020/12560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyetlere dair
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıkların katılanı yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaraladığının iddia ve kabul olunduğu olayda; sanıkların savunmalarında suçlamayı kabul etmedikleri, katılanın olaydan 15 ay gibi bir zaman sonra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında yürütülen bir soruşturma sebebiyle Cumhuriyet Savcılığına gittiği sırada sanıklardan şikayetçi olduğu ve bunun üzerine alınan Adli Tıp raporunda belirtilen şekilde yaralandığının anlaşılmış olduğu, katılanın dilekçesinde sanıkların kendisini İvedik'te, alınan ifadesinde ise Çiftlik Kavşağında yaraladıklarını söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunduğu,
olay tanıklarından Orhan'ın görgüye dayalı bir bilgisi olmadığı gibi katılanı evinde yaralı şekilde misafir ettiğini ancak katılanın kendisine olayı kimin yaptığı yönünde bir beyanda bulunmadığını beyan ettiği, tanık ...'in de olaya ilişkin bir görgüsünün bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemi gerçekleştirdikleri yönünde her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetlerine yeterli delil olmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2) Kabul ve uygulamaya göre de; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e,87/1-c-son maddeleri uyarınca tayin olunan "5 yıl hapis" cezasından TCK'nin 29/1. maddesi uyarınca (3/4) oranında indirim yapılırken "1 yıl 3 ay hapis" cezası yerine, hesap hatası yapılarak "1 yıl 8 ay hapis" cezasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
3) Mahkemece, ilk haksız hareket hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden dolayı sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken; (3/4) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
4) 5237 sayılı TCK’nin 51/3. maddesinde yer alan “Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, kasten yaralama suçundan hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, belirlenen denetim süresinin, hükmolunan hapis cezasından az olamayacağı gözetilmeksizin, sanıkların 1 yıl denetim süresine tabi tutulması,
5) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesi uygulanmamış ise de; hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/4822, K. 2020/12560, 5 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama